
Capparis spinosa L.
Kebere
Yerel Adı
Kebere
Eser tekniği
Kâğıt üzeri suluboya
Boyutları (boy x en cm):
36 x 51 cm
Kısımlar ve ölçek bilgileri
[A] Genel görünüş (x3)
Ressam
Ferzan Süngütay
Yaklaşık 400 yıl önce Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde Çorum’un Osmancık yöresinde halkın gebre adını verdiği bir yemişten yaptığı sirkeli turşuyu, “hastalıklara deva, zindelik ve sağlık verici” sözleriyle anlatır. Bu ifade, günümüzde halk arasında kapari, gebere ya da gebre otu olarak bilinen kebere (Capparis spinosa) bitkisinin Anadolu’daki kullanım geçmişinin ne kadar eskiye dayandığını göstermektedir. Kapari, geleneksel olarak tomurcukları ve olgunlaşmamış meyveleri ile tüketilirken günümüzde kültürü yapılan ve ihraç edilen değerli bir ürün haline gelmiştir. Aynı zamanda kuraklığa dayanıklı yapısı sayesinde taşlık ve eğimli arazilerde erozyon önleyici olarak da kullanılmaktadır. Anadolu’nun farklı iklim koşullarına kolaylıkla uyum sağlayabilen bu dayanıklı tür hem ekolojik katkısı hem de yüzyıllardır süregelen kültürel kullanımıyla doğayla kurulan ilişkinin sürekliliğini yansıtan çok yönlü bir bitki mirasıdır.
Ressamın Anlatımıyla
Ferzan Süngütay: “Anadolu’nun bitki mirası sergi çalışmalarına betonların içinden çıkma başarısını gösteren kapari bitkisi ile katıldım. Bitki, çalı formunda dikenli, etrafa yayılma özelliği var. Baharda muhteşem çiçekleri ile de görsel şölen veriyor. Tek kusuru komşu Zafer’in bahçesinin yürüme yolunda çıkması. Mayıs ayında, başında bekliyorum çiçeklerinin açmasını. Bir dal alıp çalışmaya başlamak için gittiğimde başımdan kaynar sular indi, Zafer kesmişti kaparimi, minicik bir dal kalmıştı.
Günler geçti gözüm kaparide, dallar çıkmaya başladı. Ben de bir sevinç, hemen korumaya aldım. Kaparinin etrafını kafesli tel ile sardım. Kesme beni Zafer diye not yazdım. Kesmedi Zafer. Hemen çalışmalarıma başladım. Yapraklar 2-4 santimetre arasında oval yeşil renkli. Işığın dansıyla devamlı renkleri değişiyor. Dalların yapraklarla buluştuğu saplarda küçük turuncu dikenler var. Gelişmeyi seyrediyorum, minik tohumlar görünmeye ardından da çiçekler açmaya başladı. Işığı sabitlemem gerekiyor, dağınık ışıkta yapraklar yer yer koyu, yer yer açık renkli. Beyaz çiçekleri mor renkli gösterişli filamentlere sahip.
Kompozisyon aşamasına geldiğimde çalı formunu vurgulamak devamlılığını hissettirmek için açık kompozisyon yapmayı seçtim. Çiçeğinin görselliğini vurgulamak istedim, kompozisyonu üç kat büyüttüm. Kapari bitkisinin aşamalarını takip etmek, yapraklanması, tohumları, çiçeklenme süreci, karpuzların büyümesi ve solan çiçekleri ile yaşam döngüsünün hikayesini suluboya resim olarak betimlemeye çalıştım.
Kapari, mutfağımızda güzel tadı, sağlığımıza faydaları ve ekonomik açıdan da yetiştirilmesi masrafsız. Erozyon mücadelesinde önem taşıyan Akdeniz’e özgü bitkiyi çalışırken sevgi ve heyecan hissetmek bana çok iyi geldi. Bu heyecanı aktarabilmek amacım.”